19 Mayıs 2016 Perşembe

BUGÜN 19 MAYIS !!!


BUGÜN 19 MAYIS

Merhaba arkadaşlar bugün 19 Mayıs 2016. Bugün Gazi Mustafa Kemal’in Atatürk oluşunun yıldönümü. Bugün Türkiye’nin temellerinin atıldığı, düşmanı bu vatandan kovmaya ant içmiş bir milletin şahlanışının yıl dönümü. Bugün Kurtuluş Savaşı’nın başlamasının yıl dönümü. Bugün Gençlik Bayramı ve bugün Atatürk’ü anma günü. Ülkemizde Türk-Kürt-Laz-Çerkez demeden bu bayrak altında nefes alan her bireyin evladı için vatanı için canından vazgeçtiği kanı ile toprağı sulayarak bağımsızlığa adım attığı ne büyük, ne şanlı ve ne kutlu bir gün bugün. Atatürk’ün önemini anlamakta zorlanmayacağımız, Atatürk düşmanlarına bir ders tüm dünyaya karşı bir onur gösterisi olacak yegane bir gün. Hayallerin gerçeğe dönüşmesi için, imkansıza imkan sunmak için, birlik ve beraberliği daim etmek için adım atılmış bir gün. Ben bir Hayal Perest olarak bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. Allah bu ülkeye bir daha kurtuluş savaşı etmeyi göstermesin. Bu ay yıldızlı bayrak altında nefes aldığımız sürece bu millet her zaman bağımsız ve egemenliği tamamen kayıtsız, şartsız bir şekilde elinde bulunduracaktır. Öyle ki bu millet ‘’Ya İstiklal Ya Ölüm’’ sözü ile içmiştir ve asla bağımsızlığına zincir vurdurmaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anar bir kez daha bu kutlu günü coşkuyla kutlarım. Bugün ki hayalimiz ‘’İmkansızı dize getirmiş bu milletin şerefini, namusunu ve bağımsızlığını korumaya ant içmektir’’ HAYALİ PEREST!!!

6 Mayıs 2016 Cuma

HAYALLERİMİZE KARŞI DURAN HAYATLAR


MİSS VİOLENCE

Sizi etkileyecek bir film mi arıyorsunuz, üzülmek mi istiyorsunuz, hayatın gerçeklerini mi görmek istiyorsunuz o  zaman bu filmi kesinlikle izlemelisiniz. ‘’Miss Violence’’ filmi izlerken çok hüzünleneceğiniz bir film. Ataerkil bir aile yapısı içinde işkence görürcesine aşağılık bir hayat yaşamaya mahkum edilmiş kadınlar ve çocuklar. Çocukları cinsel içerikli bir çöplüğün içine sokarak onların üzerinden para kazanan bir baba, dede daha doğrusu kişiliksiz bir insanı tanıyacaksınız. Belki de filmi izlerken anlamayacak ve tekrar tekrar izleyeceksiniz. Belki de şzlerken bir küfür kuyusu içinden binlerce küfür çıkarıp kullanacaksınız. Maalesef ki bu dünya gerçek dünyanın bir yansımasıdır. Aramızda böyle insanlar yaşamakta ve bizimle aynı hayatı solumaktadır. Çocuklarımızı, geleceklerimizi bu insanlardan korumak en büyük gayemizdir. Biz ve içinde bulunduğumuz ülkemiz hemen hemen her gün çocukların tacizlere, tecavüzlere uğradığı haberleriyle çalkalanıyoruz. Bu kadar basit olmamalı, bu kadar boş kalınmamalı ve bizim toplum yapımıza, inancımıza ters düşen bu hastalığı bir an önce vücudumuzdan atmalıyız. Evet izlenmesi gereken ve dersler çıkarılması gerekilen bir film. Ağır yaşam şartlarına rağmen ayakta durmalıyız, sahip çıkmalıyız, kadınlarımıza, çocuklarımıza hayatlarımıza, hayallerimize. Evet arkadaşlar dramatik, nefret dolu bir filmdir. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim iyi akşamlar. HAYAL’İ PEREST!!!

GENÇ IŞIKLARA ENGEL OLMAMALIYIZ

                                              
                                                                        

                                 
                                        OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAP
                                                               (GENÇ IŞIK)

            Merhaba arkadaşlar bugün size günümüzde duymaktan sıkıldığımız ve artık sıradan bir haber yorumu şekli almaya başlayan ve içimizi sızlatan bir olay başlığı hakkında, belki de birçok kişinin tutum ve davranışlarına etki edecek bir kitap önerisinde bulunmak istiyorum. ‘’Genç Işık’’ kitabı günümüzde yaşanan çocuk istismarını farklı bir boyut ve kapsamda ele almış bir kitap yorumudur. Çocuk istismarı sadece çocuklara karşı işlenmiş olan cinsel saldırılar değildir. Onların hayallerini elinden almakta bir çocuk istismarı değil midir? Yazar 12 yaşında bir kız çocuğunun ailesi tarafından göz ardı edilmesini ve çocukların yetenekleri dışında bir hayata sürüklenmelerinin onlar üzerinde yarattığı psikolojik durumun oluşumunu gayet sade, ve edebi bir dilde bizlere hayatın gerçekliği ile anlatmıştır. Sevgili ‘’Hayali Perestler’’, saygı değer ebeveynlerimiz sizlere sesleniyorum bu kitap aracılığı ile çocuklarımızın yeteneklerini keşfedelim ve her zaman onların yanında olalım, destek çıkalım, onların başarıya ulaşmalarına katkıda bulunalım, engelleri aşarken ellerinden tutalım ama asla onlara engel olmayalım. Bizler istediğimiz hayatı değil onların yaşaması gerektiği hayatı onlara sunalım. Ülkemizde kendi istediği bölümü okuyamayan üniversite öğrencileri, ailesinden utandığı için yeteneğini gizleyen içi sanat dolu gençler dolu. Bu duruma meyil vererek hem onların geleceğine bir darbe vuruyor hem de ülkemizin gelişimine engel oluyoruz. Evet bu kitap bize bir ışık olacaktır buna inanıyorum. Bu kitapta bahsi geçen 12 yaşındaki kız çocuğunun yaşadığı psikolojik buhran sonucu bulunduğu hayattan kaçış serüvenine tanık olduğumuzda eminim ki şöyle bir durup düşüneceğiz ve hayatta kendin olabilmenin, sen olabilmenin ve kendi hikayeni yaşamanın ne kadar gerekli olduğunu anlayacağız. Evet bizim olan hayalleri yaşamak için, bizim başrolü olduğumuz dünyada yaşamak için ve biz olabilmek için haydi Hayali Perestler. HAYAL’İ PEREST!!!


25 Mart 2016 Cuma

YA GELECEK GELDİYSE


Günümüz dünyasında teknoloji o kadar ilerledi ki bugün ve yarın kavramı arasındaki mesafe inceldi. Her şeye ulaşmak o kadar kolay oldu ki, biz bu hızlı gelişimin içinde birer yabancı olarak sindirilmeye başlandık. İnsanlar hantallaşmaya başlıyor çünkü hiç bir zahmeti kalmıyor çalışmanın, bu gidişle çalışmaya gerek kalmayacak çünkü çalışanlar insan olmayacak. Geleceği anlamadan geleceğe gidemeyiz arkadaşlar, güçlü hayallere ve bu hayalleri başaracak güçlü bireylere ihtiyacımız var. Günümüz teknolojisiyle beraber insan gücü dediğimiz kavram artık robot gücü kavramına dönüşecek. Her gün karşılaştığımız şeylerden bir parça da olsa ders alıyoruz, geçen her dakikadan tecrübe kazanıyoruz. Benim bugün ki dersimde bu oldu, biz insanlar hızla büyüyen bu teknolojik çağın içinde kayboluyoruz, Ya bu teknolojiye bir an önce hükmedeceğiz ya da teknolojinin kölesi olacağız. Öğrendiğim en güzel söz; ''robotlar her şeyi yapar ama duygulara dokunamaz'' işte bu noktada biz insanlar duygularımız ile robotlara hükmedeceğiz. Teknolojiye hükmetmek için teknolojiyi kullanmak gerekiyor. Günümüz teknolojisi de dijital çağ olarak adlandırılıyor. Artık bütün işlerimizi yerimizden kalkmadan tek bir ''tık'' yaparak halledebiliyor olduk. Sosyal medya sayesinde zaman ve mekan kavramı ortadan kalktı. Bunlar güzel şeyler ama bunları kullanmayı bildiğimiz zaman güzeldir. Biz insanlar gelişen bu teknolojiyi kullanmaktan uzağız, çünkü teknoloji dediğimiz şey özellikle biz gençlerin merak etme özelliğini köreltmeye başladı. Teknolojiyi kullanmaya ihtiyacımız var ki teknoloji dünyasında kaybolmayalım. Akıl insandadır ve teknoloji dediğimiz kavram insan aklının bir çalışmasıdır. Yani teknolojinin beyni biziz  ve o zaman yönetelim bu fikri, hükmedelim.

Evet bu  çağ gelecek olarak adlandırılan çağın ta kendisi olmuyor mu arkadaşlar. Giderek de gelişmeyecek mi bu dünya ve yerini başka olgulara, oluşumlara bırakmayacak mı. Ama biz geleceği beklemeyeceğiz geleceği tasarlayacağız. Bir düşünelim ya gelecek geldiyse zaman akıp gidiyor ama geç değil hiç bir zaman da geç olmayacak. Çünkü nefes aldığımız sürece her şeyi yapmaya fırsatımız var. Önce hedef ve hayallerimizi belirlememiz gerekiyor. Stratejimizi oluşturmamız gerekiyor, geleceğe adım atmamız gerekiyor.
Evet benim bugün ki hayalim geleceği beklemek değil geleceği tasarlamaktır. Hayallerim gelsin diye beklemeyeceğim hayallerime doğru koşacağım. Geç değil ve geç olmayacak yeter ki vazgeçmeyelim.
Haydi arkadaşlar geleceğe doğru gidelim ama bize gelen geleceğe değil bizim oluşturduğumuz geleceğe doğru. HAYAL'İ PEREST!!!

17 Mart 2016 Perşembe

+BİRLER

Merhaba arkadaşlar;
Bugün size ufak ama yararlı olacağını düşündüğün bir öneride bulunmak istiyorum. Benim de bir konferansta duyduğum ve duyunca hoşuma giden bir kavram üzerine sizlere bir öneri sunacağım. Kavramımızın adı ''hayata +1 katmak''. Evet +1 katmak, bu söz bir çok anlam ifade eder; yeni bir arkadaş, yeni bir iş, yeni bir ortam, yeni bir okul, yeni bir girişim vb. gibi. Öyle değil midir değerli arkadaşlarım? Hayatta her gün yeni bir olay ile karşı karşıya kalıyoruz, yeni bir şeyler öğreniyoruz bazısı mutlu bazısı hüzünlü, bazısı eğlenceli bazısı hayal kırıklığına yol açan. Benim burada size sunacağım öneride her gün yeni bir insan tanımak, yeni insanlar yeni ortamlar tanımaktır. Belki tanıdığınız kişinin hayat görüşü, siyasi görüşü size uymayacak ama birbirinizi çok seveceksiniz. Bunun ne yararı mı olur arkadaşlar, yeni insan, yeni fikir, yeni bir bakış açısı kazandırır. Empati kurma yeteneği, olaylara farklı bir perspektiften yaklaşmayı öğretecek bize bu +1 kavramı. Özellikle ülkemizin içinde bulunduğu son zamanlarda bizim bu kavrama çok ihtiyacımız var. İnsanların ne istediğini anlamamız lazım, neden bu olaylar oluyor, neden insanlar zarar görüyor, problem ne bulabilmemiz için insanları tanımamız gerekiyor arkadaşlar. İnsanları tanıyalım, tanıdıkça yakınlaşacağız birbirimize. +1 ne demek neden gerekli diye hala soruyorsanız arkadaşlar; +1 insan her gün yeni bir insan tanımak, yarın yardım isteyebileceğimiz yeni bir arkadaş, derdimizi paylaşacağımız, beraber derman arayabileceğimiz bir yoldaş, bazen bir sırdaş olacak +1. Birbirimize güvenmeyi öğrenmemiz gerekiyor arkadaşlar bunun da en basit yolu birbirimizi tanımaya müsade etmektir. Bugün hayalimiz bu olsun: Her gün +1'lerimiz olsun, yeni insanlar olsun,yeni arkadaşlar, yeni +1'ler olsun. Hayallerimiz basit olsun ama faydalı olsun arkadaşlar. Hayallerimize sahip çıkalım, sım sıkı sarılalım. Bugün bu hayalimi sizlere sunarken ufak bir de öneride bulunmak istedim arkadaşlar. HAYAL'İ PEREST!!!

14 Mart 2016 Pazartesi

AN(KARA)






Evet dün akşam yine lanet bir terör olayı ile karşı karşıya kaldık. Telefonlarımıza sarılıp yakınlarımızdan haberdar olmak için çabaladık. İçimiz kan ağlamaya devam ediyor. Hep bir tedirginlik var hayatımızda bizi bu tedirginliğin içine hapsetmeye çalışıyorlar. Sevgili HAYAL'İ PERESTLER!!! bu zor zamanlarda biz insanlar, bu millet, Türk-Kürt demeden bir ve beraber olmalıyız. Onlara inat hayatımıza devam etmeliyiz. Gülmeliyiz, el ele tutuşup halay çekmeliyiz. Onların patlayan bombalarına inat karşılarına geçip umurumuzda değilsiniz. Bunlar hep Amerika'nın oyunu deyip olayı bitirmek yerine bu oyuna gelmemeyi bu oyunu bitirmeyi amaçlamalıyız. Bugün öğrendiğim güzel bir söz var bunu sizinle paylaşmak isterim; ''Herkes Gücü Kadar Sağlamdır'' yani arkadaşlar onların bu kaba gücüne karşı biz birliğimizin getirdiği güçle karşı koymalıyız. Bizi oyuna çekmek isteyenlerin oyununu bozmalıyız. Evet masum insanlarımız, kardeşlerimiz can verdi çok üzüldük. Ama onların istediği şudur, ilk önce hayallerimizi yıkmak, birliğimizi bozmak, umutsuzluğa kapılmak ve teslim olmak. Biz ilk önce hayallerimize sıkı sıkı sarılıp onlara inat hedefimize doğru ilerler isek umudumuzu kaybetmeden birlik içinde çabalar isek bu oyun bozulur ve düşman bozguna uğratılır. Bugün burada siyasi olarak yorum yapmak bizleri daha beter ayırır, hükumetimiz hatalı olabilir, tam tersi haklı da olabilir bunun tartışmasını yapmak yerine önce yaramızı saralım ve ayağa kalkalım. Yüzleşmeye ilk olarak aynada kendi yüzümüzle başlayalım. Ben ülkemi çok seviyorum, ben bu bayrak altında nefes almaktan mutluyum, ben Kürt- Türk- Laz- Çerkez demeden bütün kardeşlerimi seviyorum bu ülke bizimdir ve lütfen sahip çıkalım zalimin oyununa gelmeyelim. Bugün hayalimiz bu olsun: ''ÜLKEMİZ ÜZERİNDE OYUN OYNAYAN, BİRLİĞİMİZİ BOZMAYA GÖZ DİKEN, HAYALLERİMİZİ YIKMAYA ÇALIŞAN, UMUTLARIMIZI KARARTMAYA ÇALIŞAN ZALİMLERE İNAT EL ELE VERMİŞ BİR MİLLET VE HAYALLERİMİZ UĞRUNA MÜCADELE EDEN İNSANLAR GÖRMEK.''  HAYAL'İ PEREST!!!

13 Mart 2016 Pazar

MERHABA HAYAL'İ PERESTLER!!!

Haydi bugün güzel bir gün geçirelim. Çevremizdeki insanlara gülücük dağıtalım. Biraz yürüyelim sonra oturup bir fincan kahve eşliğinde etrafımıza bir göz gezdirelim. Eğlence merkezine gidelim biraz çocukluk yapalım. Güzel bir yemek yiyelim, dostlarla vakit geçirelim. Hayatın sıkıntılarını unutup anı yaşayalım. Dolu dolu bir gün geçirelim. Dertleri olanlara derman arayalım yüzlerine gülücük hediye edelim. Tanımadığımız insanlara selam verelim ve hayatımıza +1 ler katalım. Güzel kitaplar okuyalım. Hayata çevrimdışı bakalım. Bugün hayalimiz bu olsun dolu dolu, güzel, eğlenceli, bol gülücüklü, sağlıklı, mutlu, huzurlu bir gün geçirmek olsun. Çok zor bir şey mi istedim yoksa ? Haydi bir deneyelim hayalimizi balona bağlayıp uçurmak yerine sıkı sıkı sarılıp ona ulaşalım. HAYAL'İ PEREST!!!
türkbayrağı
© Sağ Tıklama Engeli